Anasayfa KonularKonuErtuğrul 1890

Ertuğrul 1890

01 Ocak 2016, 15:16 İzlediğim Filmler 1 Yorum
0
Ertuğrul 1890
Ertuğrul 1890 filminin fragmanını film vizyona girmeden yaklaşık bir ay önce görmüştüm. Bu tarz filmleri özellikle de tarihi filmleri izlemeyi gerçekten seviyorum. Aslında filmi 1 hafta kadar önce izledim. Yani vizyona girdikten bir kaç gün sonra. Ama pek vakit bulamadığımdan şimdi yazıyorum. :) 

Eğer fragmanını yada filmi izlediyseniz diğer filmlerden alışageldiğimizin dışında başka bir ülke ile ortak olarak bir proje olduğunu görüyoruz. Aslında iki ülkenin Japonya ve Türkiye'nin dil, din, ırk ayrımı yapmadan sadece insani bir görevi yerine getirdiklerinin bizzat şahitliğini ediyoruz. 1890 ve 1985 arası yılları arasını konu alan filmde yaşanan tüm olayların gerçek tarihimizden esinlenerek yazıldığını görüyoruz. Fimden kısaca bahsetmek gerekirse şöyle anlatayım:

1890'lı yıllarda Japonya ülkemizden bir gemi ile ziyarete gidilir. O günün şartları ile ne kadar çetin ve uzun yola çıkıldığının farkına varmanızı isterim. Oldukça eski bir gemi olan Ertuğrul fırkateyni ile yaklaşık 600 kişilik bahriyeli birliğin uzun yolculuğu. Yolculuk öylesine uzunki Japonya'ya ulaşmaları yalnızca 3 yılını alıyor, bu birliğin. Gittiler sağ sağlim gitmesine de birde geri dönüşü var. Oradaki ziyaretler tamamlanıp, geride kalanlar için ufak tefek hediyeler alındıktan sonra geri dönmek için her şey hazırdır. Geri dönüş yolculuğu beklenen gibi olmayacaktır ama. O yaşlı Ertuğrul artık daha fazla dayanamayacak, şiddetli fırtınanında etkisiyle Japonya'dan çıkmadan küçük bir ada yakınında patlayacaktır. Öylesine şiddetli bir patlamaydı ki adada yaşayan Japon köylüler bile patlamanın etkisiyle neye uğradılarını şaşırmışlardı. Köylüler hemen patlamanın olduğu yere koşup durumu anlamaya çalıştılar. Gördükleri manzara karşısında adeta küçük dillerini yutmuşlardı. Çünkü sahile vurmuş onlarca Türk askerinin cesetleriyle karşılaşmışlardı. Gerçekten inanılmaz bir durumdu. Başta da dediğim gibi köylüler din, dil, ırk ayrımı yapmadan Türk askerlerine yardım etmiş, onların yaralarını sarmıştı. Günlerce kaybolan askerleri aramışlar, olmayan yemeklerini paylaşmışlardı. Tüm bunları yaparken de ne bir kelime konuşabiliyorlardı, ne birbirlerini anlayabiliyorlardı, ne de bunları sorun ediyorları. Sadece insanlık görevlerini yerine getiriyorlardı. Tüm bu çabalara rağmen sadece 69 asker kurtulabilmiş, bir kısmı soğuk sulara gömülmüş, bir kısmı yanmış, bir kısmının da cansız bedenlerine ulaşılabilmişti. Çok fakir olmalarına rağmen gemiden kıyıya vuran hiç bir eşyaya tamah etmemişler, kanlı eşyaları tek tek temizleyip, bunlar askerlerin ailelerine böyle kanlı giderse kahrolurlar diyerek büyük bir zariflik göstermişlerdi. Aradan yıllar geçer. Yıl 1985'tir. Gün vefa günü kendisine yapılan iyiliği hiçbir zaman unutmayan herkesi saran Türk Milleti için borcunu ödeme günüdür.

İnsanlar Irak ile İran arasındaki savaştan kaçmak için herşeylerini veriyorlardı. Ülkeler kendi vatandaşları için binbir güçlükle uçak yollayıp insanları ülkelerine getiriyorlardı. Tahran'da ise 300 kadar Japon ve yüzlerce Türk vatandaş vardı. Japonya'nın Tahran'daki büyükelçiliği görevlileri de kendileri ve Japon halkı için Japon hükümetinden uçak talep ediyorlardı. Ancak hükümet güvenlik gerekçesiyle uçak yollamayı kabul etmiyordu. Dönemin başbakanı Turgut Özal Japonlar için bir uçak göndermiş ve Türk vatandaşlar içinde karayolu yolculuğu için tüm önlemleri almıştı. Havaalanında bekleyen Japonlar için Türkiye'nin gönderdiği uçak tahsis edilmiş, Türkler ise karayoluyla ülkeye dönmüştü. aradan 100 yıl geçmiş olsada Milletimiz borcunu ödemişti.

Sonuç olarak filmi böyle özetleyebiliriz. Yani izlemenizi tavsiye edeceğim bir filmdi diyebilirim. Böylesi filmlerle birbirimizi daha iyi tanıyor, daha iyi anlıyoruz. Umarım bu tür filmlerin devamı gelir. Görüşmek ümidiyle...

Önceki konu Atatürk Hiç Uçtu Mu? ile ilgili bilgiler vermektedir.
Sonraki konu Sosyal Medya Uzmanında Bulunması Gereken Özellikler ile ilgili bilgiler vermektedir.
Başlıca Yorumlar
Yanıtla
0
Kişisel Blog 06 Ocak 2016, 11:01
Son yıllarda nedense hep başka ülkelerin desteğiyle film çekebiliyoruz. Kendi tarihimizi anlatan filmlerde bizim artık tek başımıza bir şeyler yapmamız gerekiyor. The water diviner filmini de Avustralyalı ünlü aktiristle yapmıştık.

Yorum Yap

Ad - Soyad (Gerçek ad ve soyadınızı giriniz) Varsa İnternet Sitesi ÖR: (http://onurdeger.com.tr) Görüşünüz
Güvenlik Sorusu 8 + 10 = ?
Onur Değer - Kişisel Blog © 2015 - 2016 | Tüm hakları saklıdır. DMCA.com Protection Status